İKD Yeniden Kuruluyor
9 Ocak 2015
İKK Hazırlık Broşürü
26 Kasım 2015
Tümü

Neden İlerici Kadınlar Derneği?

AKP’nin Türkiye’sinde Kadın Olmak

Kadınların ikinci sınıf vatandaş olarak tescillendiği, kadının toplumsal kimliğinin zayıflatıldığı AKP’nin Yeni Türkiyesi’nde;

  • Kadınlar daha fazla şiddete maruz kalıyor, kadın cinayetleri katlanarak artıyor. Yeni Türkiye’nin hukuk  sistemi kadın cinayetleri  için “saygın kişiliği sebebiyle” iyi hal indirimini uygun görüyor. En yetkili isimler, öldürülen kadınlar için ‘o saatte ne işi vardı orada’, ‘kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya’, şeklinde fetvalar vererek alay ediyor. Medya kuruluşları kadına yönelik şiddeti ve katliamları okunası üçüncü sayfa haberleri şeklinde sunuyor, yeri geldiğinde şiddete uğrayan kadın fotoğrafını ‘iki yumrukta nakavt’ başlığı ile duyurma aymazlığı gösteriyor.
  • Kadının çalışmasının fuhuşa hazırlık olduğundan, tecavüze uğrayan kadının tecavüzcüsü ile evlenmesi gerektiğine, 6 yaşından sonra kız çocuklarının evlendirilmesinin dinen bir sakıncası olmadığından, kürtajın katliam olarak adlandırılmasına kadar sayısız söylemle karşılaşılıyor.
  • Kadınların nasıl giyinmesi gerektiğinden, kaç çocuk doğuracağına, hangi renk ruj süreceğine kadar hayatımız ipotek altına alınmak isteniyor.
  • AKP yanı başımızda süren savaşı körüklemeye, çeteleri beslemeye devam ediyor.  Savaşın yarattığı yıkım milyonlarca kadın ve çocuk için yaşamı kabusa çeviriyor. Yanı başımızda IŞİD terör örgütü tarafından kadın pazarları kuruluyor, kadını kullanma kılavuzları yayınlanıyor.
  • Kadın emeği yok sayılıyor. “Eşit işe eşit ücret” ilkesi halen pek çok alanda uygulanmıyor. Esnek çalışma ya da evde parça başı çalışma kadınların temel çalışma biçimi haline getiriliyor, kadınlar ucuz işgücü olarak güvencesiz çalışmaya itiliyor. Kadının tarımda ki ve evdeki emeği görünmez kılınıyor.
  • Kadınların toplumsal yaşama katılımını kolaylaştırmak için birer kamusal hizmet olarak sunulması gereken çocuk, yaşlı ve hasta bakımını yine kadının temel görevleri arasında tanımlanıyor.

Kısacası  AKP’nin Yeni Türkiye’sinde  kadının adı da, geleceği de yok.

Dünden Bugüne İlerici Kadınlar Mücadelesi

Asırlardır süren bir mücadeleden bahsediyoruz. Tarihin  karanlık sayfalarında kalanlardan … Yakın tarihte eğer gördüysek yaşadıysak belleğimizde kalanlardan… Görmemiş, şahit olmamış kadınların da hemen sahiplendiği, zaten yüreğinin  aklının ruhunun bir köşesinde umut besledikleri mücadelelerden…

Türkiye tarihine baktığımızda kadınların gericiliğe, emek sömürüsüne ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelesi cumhuriyet öncesi döneme dayanmaktadır.1870’lerden başlayarak, söz söyleme hakkı, eğitim hakkı, çalışma hakkı ve aile içinde saygın bir yer edinme hakkı -poligaminin ilgası, tek taraflı bir erkek hakkı olan boşanmanın kısıtlanması- için mücadeleye başladılar. Kendi adlarıyla risale ve romanlar yazdılar, gazetelere okur mektupları gönderdiler, kendi dergilerini çıkardılar, dernekler kurdular. Yine Cumhuriyet’in kuruluşunda laikliği savunup, kadınların seçme ve seçilme hakkı için mücadele etti ilerici kadınlar.  Kadınlar sokakta ve işyerindeki varlığını gösterdikçe sesini duyurdu, mücadeleyi büyüttü. Laik, bilimsel , teknik eğitimin özgürleştiriciliği ilerici kadınların daha da öne çıkmasını sağladı. Kadının varlığının ve emeğinin hiçe sayılmaya başladığı noktada  sesleri  yükselmeye başladı.

Suat Dervişler, Behice Boranlar, Zehra Kosovalar, Beria Öngerler ve daha niceleri…

1975 yılında kurulan İlerici Kadınlar Derneği ile birlikte bütün Türkiye’de mücadelenin ön saflarında yer aldılar. Kreş hakkı,doğum izinleri, 20 yılda emeklilik hakkı, gündelikçi kadınların sigortalanması, süt kampanyaları, işsizlik ve pahalılığa karşı örgütlenen kampanyalar, işçi grevleri ile dayanışma ve “Evlat Acısına Son” mitingleri ile İlerici Kadınların sesi daha gür çıkmaya başladı bu dönemde. 12 Eylül ile birlikte bütün toplumsal hareketler gibi kesintiye uğrayan İlerici Kadınlar Derneği, kadın mücadelesinde her zaman açtığı ufukla güncelliğini kordu korumaya da devam ediyor.

2013 Haziranı ile birlikte açılan süreç ise, kadınların hayatın her alanında mücadelenin ön saflarında yer aldığı örnekleri bir kez daha bize gösterdi. Gerici, baskıcı, kadın kimliğini yok sayan anlayışa karşı ilerici kadınlar direnişin en önemli toplumsal kesimini oluşturdular.  Gezi Parkı’nda el ele tutuşup polise karşı siper oldular, evlerinde tencere tava çalarak direnişe destek verdiler . Validebağ’da, Yırca’da, Sinop’ta, Hopa’da olduğu gibi ilerici kadınlar çok uluslu firmaların çevreyi talan etmesine, toprağını yok etmesine karşı dikildiler. Cinsiyet eşitsizliğini körükleyen gerici eğitim sistemine karşı omuz omuza verdiler. Kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı kitlesel bir şekilde sokaklara döküldüler. Savaş mağduru kadınlarla dayanışmanın öncüsü oldular.

Dünyada ve ülkemizde bir çok örnek gösteriyor ki, yarınların İlerici Kadınlara çok daha fazla ihtiyacı var çünkü mücadele kadınları özgürleştiriyor,özgürleşen kadınlar da mücadeleyi büyütüyor.

2015 yılı Şubat ayında toplanan İlerici Kadınlar Konferansı kadınların mücadele azmini ve birikimini ortaya koydu. Şimdi şubat ayında ortaya çıkan bu birikimi ileriye taşımanın zamanıdır.

İlerici Kadınlar Derneğini Kurmak İçin Yola Çıkıyoruz!

AKP’nin Yeni Türkiye’sinde kadın mücadelesini yükseltmeye bugün daha fazla ihtiyacımız var. İlerici kadınlar derneği bu ihtiyacı hisseden bütün kadınları bu mücadeleye omuz vermeye çağırıyor.

İlerici kadınlar derneği

-İnsanca bir yaşam ve eşitlikçi bir düzen için mücadele eder

-Kapitalizm koşullarında kadına yönelik her türlü ayrımcılığa karşı siyasal, ekonomik, ideolojik ve toplumsal alanlarda mücadele eder

– Kadınların insanca eşit ve özgür yaşamasının, sömürü ve eşitsizliğe maruz bırakılan kesimleri ile yan yana mücadele ederek mümkün olduğunu bilir ve bunu ilke edinir

-Üretim sürecinde kadın olmaktan kaynaklanan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için çalışır. Bu nedenle eş değerdeki işe eşit ücret hakkı için mücadele eder

– İş yaşamında güvencesizleştirmeye ve taşeronlaşmaya karşı mücadele eder

-Ev eksenli işlerin, çocuk ve yaşlı bakımının kadınlar üzerinde yarattığı ağır yükün ortadan kaldırılması ve bu işlerin kamu hizmeti olduğu bilincinin egemen kılınması için mücadele eder

-Gericiliğin kadınlar üzerinde yarattığı tahakküme karşı her tür gerici saldırının karşısında durur, aydınlanma mücadelesinin en ön saflarında yer alır

-Kadını anne olarak eve hapsetmeye çalışan zihniyetin karşısında durur. Kadının hamileyken de, emzirirken de, çocuğu ile yada çocuk sahibi olmadan da toplumsal yaşamda yer almasını savunur, kadının toplumsal yaşamdan kopartılmasının karşısında durur.

-Kadın bedeni üzerinde kurulmak istenen gerici tahakküme karşı mücadele eder. Doğum kontrolünü, kürtaj ve doğurganlık haklarını savunur

-İnsanca yaşamın sağlıklı bir toplumda yaşamaktan geçtiğini bilir, eşit parasız sağlık hakkı için mücadele eder

– Eşit parasız anadilde laik ve karma eğitim hakkını savunur

-Eğitimin, insanlığın aydınlık geleceği için ilerletici olması,gündemde olan gerici tahakkümün bertaraf edilmesi için mücadele eder. Eğitimin her kademesinde müfredatın toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen yaklaşımlarla hazırlanmasının karşısında durur.

– Toplumsal yaşamda kadın kimliğini zayıflatan, cinsiyetçi anlayışı besleyen ve kadına dönük şiddete zemin hazırlayan her türlü söyleme ve kadına yönelik şiddete karşı mücadele eder.

-Çocuk istismarının yolunu açan ve meşrulaştırmaya çalışan anlayışların karşısında durur.

-Yaşam alanlarının talan edilmesine karşı direnç odağı oluşturur.

-Kadınların spor alanlarından dışlanması ve bu alanda toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliğin üretilmesine karşı durur.

– LGBTİ bireylerin mücadelesini toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelenin bir parçası olarak görür, bu konuda omuz omuza bir mücadeleyi ve dayanışmayı benimser.

– İlkeleri ve mücadele programı doğrultusunda bir arada olabileceği kadın ve mücadele örgütleri ile yan yana gelmeyi görev bilir

-Diğer ülkelerdeki ilerici kadın hareketleri ve örgütleri ile dayanışma ve işbirliğini gündemine alır.

Çağrımız emekten aydınlıktan yana olan insanca bir yaşamı savunan bütün ilerici kadınlaradır.

Sömürüye karşı insanca ve eşitlikçi bir düzen için ilerici kadınlar derneğine sende katıl!

Ayrımcılığa ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı durmak için ilerici kadınlar derneğine sende katıl!

Kadın bedeni üzerinde tahakküm kurmaya çalışan gerici zihniyete karşı ilerici kadınlar derneğine sende katıl!

Kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine karşı mücadeleyi ve dayanışmayı büyütmek için ilerici kadınlar derneğine sende katıl.

Kadınların güvencesiz, parça başı ya da ücretsiz aile işçisi olarak görülmesine, kadın emeğinin yok sayılmasına karşı ilerici kadınlar derneğine sende katıl.

Bölgemizde yaşanan savaş mağduru kadınlarla dayanışmayı büyütmek için ilerici kadınlar derneğine sende katıl.

Kentsel dönüşüm adı altında yaşam alanlarımızın rant alanı haline dönüştürülmesine, üretim alanlarımızın ve doğanın kar hırsı uğruna talan edilmesine karşı mücadeleyi büyütmek için ilerici kadınlar derneğine sende katıl

Kız çocuklarının eğitimden kopartılarak çocuk yaşta evlendirilmesine, çocuk gelinler gerçeğine karşı her türlü gerici zihniyetin karşısında daha güçlü durmak için ilerici kadınlar derneğine sende katıl.

HER TÜRLÜ GERİCİLİĞİN KARŞISINDA AYDINLANMA MÜCADELEMİZE GÜÇ VERMEK İÇİN İLERİCİ KADINLAR DERNEĞİNE SENDE KATIL.