“Mahkemelerin çocuklar konusunda hassasiyet gösterdiğini düşünmüyorum”

Aydınlık yarınlar ve çocuklarımızın geleceği için, KADINLAR MÜCADELEYE!
23 Nisan 2016
LAİKLİĞİ KİMSEYE BIRAKMAYIZ! İSMAİL KAHRAMAN HADDİNİ BİL!
26 Nisan 2016
Tümü

“Mahkemelerin çocuklar konusunda hassasiyet gösterdiğini düşünmüyorum”

23 Nisan Çocuk Bayramı ve artan çocuk istismarı vakalarının ardından İlerici Kadınlar Derneği olarak uzun süredir çocuk hakları konusunda çalışan Ankara Barosu Avukatlarından Yıldız Oğuz’a çocuk hakları ihlallerine ilişkin en çok merak edilen soruları sorduk.

Çocuk istismarına karşı adli koruma ve yardım için devletin sağladığı bir alo acil hattı var mı? Varsa bu hat nasıl işliyor?

Alo 183 Sosyal destek hattı aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetler hakkında bilgilendirme ve yönlendirme sağlayan bir hat.

Baroların Çocuk Hakları Merkezleri etkin olarak işliyor mu? Çocuk istismarı ve suça sürüklenen çocuk konusunda uzmanlaşma söz konusu mu?

Türkiye’deki birkaç baronun Çocuk Hakları Merkezleri ile mağdur çocuk ve kadın haklarını korumak amacıyla kurulan çeşitli merkezleri aktif olarak çalışmaktadır. Çocuk istismarı vakasıyla karşılaşıldığında direkt baroların bu merkezleri aranarak yardım talebinde bulunulabilir. Çocuk hakları konusunda uzmanlaşmak mümkündür.

İstismar vakalarında çocukların hem poliste hem mahkemede hem de sağlık raporu sırasında birçok kez dinlendiğini, istismara uğrayan çocuğun birden fazla kez travmatize olduğu biliniyor. Bu gibi durumlarda avukatlar ne yapmalı?

Bir suçun mağduru olan çocuğun ilgili soruşturma ve kovuşturma kapsamında sadece bir defa dinlenilmesi esastır. Hangi aşamada olursa olsun mağdur çocuğun dinlenilmesi yani olayı anlatması sırasında kameralı kayıt yapılması gerekir. Mağdur çocuğun dinlenildiği durumlarda çocuğun yanında psikoloji, psikiyatri alanlarında uzman bir kişi bulunması gerekir.

Cinsel istismar mağduru çocuğun ifadesinin sadece bir defa alınmasını sağlamak için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak Çocuk İzlem Merkezleri(ÇİM) kurulmuştur. ÇİM, çocukların cinsel istismara maruz kaldığına dair bilginin kolluk kuvvetlerine ulaşmasının ardından, savcının talimatı ile çocuğun ifadesinin uzmanlarla birlikte – herhangi bir yenilemeye ihtiyaç kalmaması için avukat ve savcının da bulunduğu aynalı odada kayıt altında- alınması, gerekli ise merkezden çıkarılmadan beden muayenesinin yapılması gibi gerekli ispat araçlarının bir araya getirilmesini, mağdur çocuğa psikolojik olarak daha fazla zarar vermeden yapılmasını sağlamak için kurulmuştur. Türkiye’de halen 13 Çocuk İzlem Merkezi bulunmaktadır.

Cinsel İstismar mağduru çocuk için görevlendirilen avukat çocuğun ifadesinin mutlaka ÇİM’lerde alınmasını sağlamalıdır.

Çocuk istismarı vakalarında CMK ve Adli yardım dosyalarıyla atanan avukatların dosyalara hakimiyeti nasıl? Çocuk istismarı vakalarında konuya yetkin olmayan avukatların bulunmasının ne gibi bir sakıncası var?

CMK ve Adli Yardım görevi yapan avukatların sertifika eğitimi sırasında çocuk hakları konusuna yeterince özen gösterilmemekte, 2-3 saatlik eğitimle bu kısım geçiştirilmektedir. Bu tarz davalara bakacak avukatların, konunun hassasiyeti sebebiyle Çocuk Adalet Sistemi konusunda özel eğitim almaları, bu alanda uzmanlaşmaları gerekmektedir. Baroların da CMK görevlendirme sistemleri içerisinde sujesi çocuk olan davalara bakmak üzere, bu alanda çalışan avukatlardan oluşan ayrı bir kütük oluşturması şarttır.

Mahkemelerin ifadelerinin alınması ve korunma talebine karar verilmesi konularına hassasiyet gösterdiğini düşünüyor musunuz?

Mahkemelerin de çocuklar konusunda hassasiyet gösterdiğini düşünmüyorum. Mağdur çocuğun ifadesinin sadece bir defa alınmasını amaçlayan ÇİM’ler kurulmuşken, üzülerek söylemeliyim ki hakimler o çocuğu tekrar tekrar mahkemeye çağırma alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemediler. Kameralı kayıt ortamında, avukat ve savcı eşliğinde alınan ifadeler yeterli gelecekken hakimin ısrarla çocuğun duruşma salonuna getirilmesini istemesi, sanıkla tekrar tekrar aynı ortamda bulunmasına sebebiyet vermesi, olayı tekrar tekrar anlattırarak aynı travmayı çocuğa bir kez daha yaşatması akıl almaz bir durumdur.

Korunma talebine ilişkin olarak ise genel anlamda taleplerimiz mahkemeler tarafından kabul görmektedir.

Çocuğun cinsel istismar davalarında cezasızlık hallerinin önüne nasıl geçilebilir? Avukatların mahkemelere çocuğun üstün yararının korunmasını hatırlatmalarının ne gibi yolları var?

Devlet, Anayasa, Türk Ceza Kanunu, uluslararası protokoller ışığında çocuğun üstün yararını gözetmekle; çocukların korunması için gerekli tedbirleri alıp, teşkilatı kurmakla yükümlüdür. Cezasızlık hallerinin önüne ancak kanunlarla geçilir. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşünce olmalıdır. Avukatlar bir çocuğun taraf olduğu her davada çocuğun üstün yararı esastır prensibinden mutlaka faydalanmalı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Havana Kuralları gibi uluslar arası belgelerden destek almalıdır.