Eğitimci Aydan Güner Çetintürk yazdı: “PROJE OKUL” İMAM HATİPLEŞMENİN YENİ ADI MI?

Cihatçı eğitimi temel alan yeni eğitim müfredatı geri çekilsin!
26 Ağustos 2017
Eğitimci Aydan Güner Çetintürk yazdı: TEMATİK LİSELER ya da UCUZ İŞ GÜCÜNE PARAVAN
11 Eylül 2017
Tümü

Eğitimci Aydan Güner Çetintürk yazdı: “PROJE OKUL” İMAM HATİPLEŞMENİN YENİ ADI MI?

Milli Eğitim Bakanlığı’nınMart 2014’te başlattığı yeni bir uygulama ile Türkiye’nin en yüksek puanlı, en başarılı yüzde 1’lik diliminde olan öğrencilerin gittiği İstanbul Erkek, Kabataş, Kadıköy Anadolu Lisesi gibi okullar bir gecede farklı bir yapıya büründü ve “proje okul” olarak tanımlandılar. Buna göre okulların yönetici ve öğretmenlerinin ataması taşra teşkilatına bağlı hükümlere göre sınavla yapılmayacak. Yani il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri devre dışı kalacak. Bu okullara atamalarını, Milli Eğitim Bakanı doğrudan yapacak.Son verilere göre 155 okul, proje okul olarak belirlendi.

Proje açıklandığında, bu liselerde özel projelerin, uygulamaların yapılacağı okullar olarak planlandığı duyuruldu. Akademisyenler de danışmanlık hizmeti verecek, laboratuvar imkânları daha yüksek olacak. Projenin gerekçesinde, bu okulların elektronik, bilişim, altyapı olanaklarının en üst seviyede olacağı ve üniversitelerle işbirliği yapılacağı belirtildi. “Proje Okul” uygulamasının amacı okullardaki sosyal etkinliklerin okulun öğretmen, öğrenci ve velilerin dışındakilere de açılacağı şeklinde duyuruldu. Buna göre okullarda bir “kamusal alan” yaratacak.

Türkiye’nin yıldız okullarının proje okula dönüşmesinin ilk adımı  Eylül 2014’te atıldı, Türkiye’nin en yüksek puanlı ve yüzde 1’lik diliminde olan gözde okullarına sessiz sedasız çok düşük puanlı bazı öğrenciler yerleştirildi. Üstelik bakanlığın web sitesinde ya da kamuya bu konuda bir yönetmelik değişikliğinin olduğuna dair bir açıklama yapılmadı. TEOG ile öğrenci alan bu okulların 10, 11 ve 12’nci sınıflarının boş kalan kontenjanlarına nakil için taban puan şartı aranmadan düşük puanlı öğrenciler geçiş yaptı. 494 puanlı Kabataş Erkek Lisesi’ne 362 puanlık öğrenci alındı. 488 puanlık Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’ne 350 puanlık bir öğrencinin geçişi sağlandı, 469 puanlık Şehremini Lisesi’ne 321 puanlık öğrencilerin yerleştiği duyuldu. Aradaki 100 hatta 200 puanlık farklarvelilerin tepkisine neden oldu. Bu sessiz sedasız uygulamadan bazı ayrıcalıklı ailelerin çocuklarının yararlandığı ileri sürüldü.

Bu uygulamaya göre, proje okullarda 8 yılını doldurmuş yönetici ve öğretmenler tayin isteyecek, istemeyenler de norm fazlası öğretmen olarak Bakanlığın ihtiyaç duyduğu yerlere atanacak. Veli ve öğrenciler, tecrübeli öğretmenlerin gönderilmesinin okulun eğitimini olumsuz yönde etkileyeceğinden endişe duymaya başladı. Doğrudan Bakan tarafından yapılacak atamaları eleştiren mezun ve veliler kaygılarını dile getiriyorlar. Buradan gönderilen öğretmenler ise, bu liselerde çalışabilmek için yabancı dil bildiklerini, Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden mezun olduklarını, zorlu sınavları kazandıklarını belirtiyorlar ve bu kadar yıl emek sarf ettikten sonra kenara itildiklerini düşünüyorlar.

Proje okul olarak belirlenen okulların ortak özelliği, Türkiye’nin en başarılı yıldız okulları olmaları. TEOG sınavından en yüksek puanı alan öğrencilerin girebildiği okullar. Ama o sistemde de kırılma yaşanması son yıllarda eğitim sisteminin neden sürekli değiştirildiğini gösterir nitelikte.Şöyle ki, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişler, (…) öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılıyordu. (Madde: 38. 1/a). Adı geçen hüküm 13 Eylül 2014’te Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle değiştirilerek “taban puansız nakil uygulaması” getirildi. Tam olarak şöyle denildi: “Ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişler, öğrencinin okula yerleştirmeye esas puanı dikkate alınarak açık kontenjan bulunması hâlinde puan üstünlüğüne göre yapılır.” (Değiştirilen Yönetmelik, Madde: 19)

Sonuç, bir yandan ortaya çıkan adaletsizliği gözümüze çarparken bir yandan başarısı tartışmasız liselerin yapısında yol açacak bozulmayı ortaya çıkardı: Yönetmelik değişiklikleri ve yeni uygulamalar ile öğrenci alımında taban puan uygulaması kaldırıldı. Personel görevlendirmede ise liyakat yerine “özel saikler” devreye girdi.

 

PROJE OKULLARLA GERÇEKTE NE AMAÇLANIYOR?

  • Siyasal İslam anlayışının topluma dayatılması:AKP iktidarı eğitim sistemine yaptığı müdahalelerle, önce 4+4+4 uygulamasıyla ana okullarından başlayarak ilk ve orta öğretimde dini eğitimin güçlendirilmesinin yolunu açtı. Şimdi de “proje okulları” adı altında okullardaki ilerici, Atatürkçü, laik öğretmenleri tasfiye ederek gerici ve dinci bir eğitim anlayışını yerleştirmeyi ve siyasal İslamcı bir kadrolaşmayı amaçlıyor.  Laik, bilimsel ve parasız eğitimin tamamen tasfiyesiyle tüm okulların imam hatip anlayışına göre düzenlenmesi, böylelikle sorgulamayan, biat eden “dindar ve kindar” nesillerin yetiştirilerek siyasal İslam anlayışının topluma dayatılması hedeflenmektedir.
  • Ara eleman yetiştirmek ve ucuz iş gücü sağlamak :Bu yıldız okulların sıradan birer okula dönüşmesi karşısında çocuklarını bu okullarda okutan orta sınıf aileler de, ister istemez özel okullara yönelmek zorunda kalacaklardır. Ayrıca AKP, proje okullarına sağlayacağı teknik donanımla kendi yandaş sermaye kesimine de ara eleman temin eden bir uygulamaya ön ayak olmaktadır.Böylelikle AKP, bir yandan eğitimdeki çağdaş, laik ve bilimsel birikimin tüm unsurlarını temizleyip onun yerine dinsel içerikli bir anlayışı ve kadrolaşmayı hayata geçirirken diğer yandan da sermaye kesimine biat eden ara eleman ve ucuz iş gücü sunmayı amaçlamaktadır.
  • İlerici öğretmenlerin tasfiyesi: MEB’nın 19 Eylül 2016’da yayımlanan “İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenler” başlıklı genelgesi Türkiye’nin köklü liselerinin yer aldığı proje okullarında 8 yılını doldurmuş öğretmenler norm fazlası gerekçesiyle başka okullara atandılar, bir anlamda sürgün edildiler.Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre toplam 155 proje okulunda 5 bine yakın öğretmen bulunuyor. Bunların 1.200’ü, bulundukları okulda 8 yılı tamamladığı gerekçesiyle başka okullara tayin edildi.Sürgün edilen öğretmenlerin kimisi sendikalı olduğu gibi sendikalı olmayanlar da dahil hemen hemen hepsi, çağdaş, Atatürkçü, laik bilimsel eğitimi benimseyen ve sorgulayan, edebiyata, sanata düşkün öğrenciler yetiştirmeyi amaç edinen öğretmenlerdi.
  • İmaret anlayışı: Sürgün edilen ilerici öğretmenlerin yerine gelen öğretmenlerin ise, sınırlı kapasitede olduğu, çağdaş, bilimsel ve laik eğitim anlayışına alışmış öğrencilerin sorun yaşadığı, derslerin verimli geçmediği ifade ediliyor. Eskiden çeşitli sanatsal ve kültürel faaliyetlere yönlendirilen öğrenciler, şimdi cuma günleri toplu olarak camiye götürülüyor. Okulların mekanı, imaret anlayışına göre yeniden düzenleniyor.

Son olarak, ya da uzun sözün kısası,  proje okuluna dönüştürülen Kabataş Erkek Lisesi’nin yeni müdür yardımcısı Şakir Voyvot’un “bütün okulların imam hatip lisesi gibi olmasının zamanı geldi” şeklindeki açıklaması bu süreci en veciz şekilde tanımlıyor.

 

AYDAN GÜNER ÇETİNTÜRK (11 Eylül 2017)