Türkiye’de Çocuk Olmak-2018- Esin Özatalay yazdı ”Veriler Çocuk İstismarı Konusunda Ne Anlatıyor”

Türkiye’de Çocuk Olmak- 2018- İsmail Bayer yazdı ”Çalışan Çocuklar Ne?”
23 Nisan 2018
Türkiye’de Çocuk Olmak-2018- Semiha Günal yazdı; ” Çocuklar Tarikatların İnsafına Terkediliyor”
23 Nisan 2018
Tümü

Türkiye’de Çocuk Olmak-2018- Esin Özatalay yazdı ”Veriler Çocuk İstismarı Konusunda Ne Anlatıyor”

Veriler Çocuk İstismarı Konusunda Ne Anlatıyor?

Bu gün 23 Nisan, dünyada benzeri olmayan bu anlamlı günde, ne yazık ki giderek artmakta olan çocuk istismarını konuşuyor-yazıyor olmayı utanç verici buluyorum.

Dünya’da çocuk istismarı %1-10 arasında iken, Türkiye’de bu oran %10 ila %53 arasında değişmektedir.

Çocuk istismarı karmaşık nedenleri ve trajik sonuçları olan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü bir yetişkin tarafından yapılan ve çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışları çocuk İstismarı olarak tanımlamaktadır.

Yazılı tarihin başlangıcından itibaren çeşitli kaynaklarda çocuk istismarına rastlanır. Hugo ve Dickens’in romanlarında çocuk istismarının sıkça işlendiğini görürüz.

Tıbbi literatürde çocuk istismarı ilk kez Tardieu tarafından tanımlanarak 1860 yılında yer almasına karşın günümüze uzanan süreçteki en önemli gelişme 1989’da Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’dir.

Sözleşmenin 19. Maddesi, çocuğun bakımıyla sorumlu olan kişilerden gelecek her türlü kötü muameleye karşı korunmasının sözleşmeyi imzalayan devletlerin yükümlülüğünde olması koşulunu getirmiştir. Sözleşmeyi 1994 yılında imzalayan ülkemizde 1995 yılında yasa olarak uygulamaya girdiyse de ne yazık ki sözleşmeye uygun yasal düzenlemelerin halen yeterince yapılmamış ( tecavüzcü ile evlendirme ciddi ciddi TBMM de gündeme geldi !!) olması önleme çabalarını sabote eden bir etkendir.

Çocuklarımız fiziksel, duygusal ve cinsel istismara maruz kalmaktalar.

Türkiye’de fiziksel istismara uğramış 50 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, çocukların %46’sı erkek, %54’ü kızdır. İstismara uğrayan çocukların %38’i sadece babaları tarafından, %28’i sadece anneleri tarafından, %34’ü ise her ikisi tarafından istismar edilmiştir. Bu çocukların %44’ü hayatta kalmış, %14’ü hayatını kaybetmiş, %42’sinin durumları meçhul, tıbbi takip sürdürülememiş. Kurtulanların %16’sı tekrar istismara uğramamış, %42’si ise sakatlıklarla kurtulabilmiştir.

Birçok araştırma ülkemizdeki çocukların %13,9-87’sinin fiziksel istismara

uğradığını göstermiştir.

Fiziksel istismara uğrayan çocukların;

%78.5’i aileleri tarafından,

%6.5’i diğer akrabaları tarafından,

%0.4’ü üvey aileleri tarafından,

%0.2’si ev içerisinde çalışan görevliler tarafından,

%0.7’si bakıcılar tarafından,

%4.1’i bir ebeveynin evlenilmemiş sevgilisi tarafından,

%0.2’si yasal bakıcıları tarafından,

%0.2’si diğer profesyonel mesleğe sahip kişiler tarafından,

%0.3’ü arkadaşlar ya da komşular tarafından,

%5.1’i diğer kaynaklar tarafından,

%3.9’u ise tespit edilememiş kişiler tarafından istismar edilmekteler.

İstismar türlerinin hemen hepsinde gerçek sayıları belirlemek çok güçtür. Özellikle cinsel istismarla ilgili olarak bilinenler buz dağının görünen kısmı gibidir. Bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılması olan cinsel istismar medikososyal, legal ve ahlaki yönleri olan bir sorundur.

Çocuklara cinsel istismarın gerçek yaygınlığının çok daha yüksek oranda olduğu, olguların yalnız %15 inin bildirildiği veya açığa çıktığı tahmin edilmektedir. Çalışmalarda çocuklukta cinsel istismara maruz kalma sıklığının %10 – 40 arasında değiştiği ve cinsel istismar kurbanlarının %53ının 14 yaşın altında olduğu bildirilmektedir. Ülkemizde ise çocuklara yönelik cinsel istismarın yaygınlığına ilişkin yeterli istatistik verileri ve araştırma sonuçları yoktur.

Ülkemizde ne yazık ki sadece cinsel istismara odaklanan araştırmaların sayısı azdır. Ancak yürütülen bazı araştırmaların sonuçları çarpıcıdır.

Ülkemiz sokaklarında evsiz olarak yaşayan çocuklardan 30.000 ila 50.000 civarının tecavüze veya cinsel istismara uğradığı bildirilmiştir.

Çocuklar ıslahevlerindede cinsel şiddete uğruyor;

Çeşitli suçlardan ötürü tutuklanan ve ıslahevlerine konulan 4000 çocuktan 250 civarının geçtiğimiz 5 sene içerisinde en az 1 defa ıslahevindeki diğer çocuklar veya daha yaşlı bireyler tarafından tecavüze uğradığı raporlanmıştır.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu verilerinden derlenen bir çalışmada, Türkiye’deki tüm cinsel istismarların %66’sının kadınlara yönelikken, %22’sinin çocuklara yönelik olduğu belirtilmektedir.

Aile içi cinsel istismara yönelik verilerdeyse, istismara uğrayanların %58’ini kadınlar, %38’ini ise çocuklar oluşturmaktadır.

Ülkemizdeki tüm çocuk istismarlarında, istismarların %96’sını erkeklerin yaptığı tahmin edilmektedir. Ayrıca tüm istismarların %80’i, çocuğun tanıdığı birileri tarafından gerçekleşmektedir. Yani sadece %20’lik bir kısmın sorumlusu yabancılardır.Tüm istismarlar göz önüne alındığında, kızların istismar edilme oranının, erkeklere göre 3 kat fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Adalet bakanlığının verilerinde çocuğa yönelik işlenen suçların 2009 yılında

9 bin 528 iken 2016 yılında 21 bin 189 olduğu bildirilmiştir.

Bu rakamlara evlendirilmiş, anne olmuş çocuklar da dahil edilirse sayılar ürkütücü boyutlara çıkar.

Çocuk yaşta annelik

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde 2001-2012 arasında 15 yaş altında olan 17 bin 648 çocuk, 15-17 yaş arasında 412 bin 923 genç kız anne oldu.

Tüm çocukların çocuk olmanın getirdiği masumiyetle sağlıklı gelişip büyüyebilecekleri özgür yarınlara ulaşmaları dileklerimle ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun.

Dr. Esin ÖZATALAY