Sivas Katliamı Ülkemizin Karanlığa Sürüklenmesinin Adıdır!
2 Temmuz 2018
LGS YERLEŞTİRMELERİ VE EĞİTİM
31 Temmuz 2018
Tümü

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN BATAKLIĞI KURUTMALIYIZ!

 

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 8 yaşındaki Eylül’ün istismar edildikten sonra vahşice öldürülmesi olayını da örnek göstererek yaptığı basın açıklamasında,hükümet olarak bu tür cinayetleri önleme konusunda ciddi tedbirler aldıklarını, yeni dönemde bu tedbirleri tekrar gözden geçirip, cezaları daha da artıracak adımlar atacaklarını, cinsel kastrasyon tedbirini de bütün yönleriyle yeni dönemde devreye sokmak için kararlı adımlar atacaklarını” belirtti.

Hatırlatmak gerekirse, “09.04.2018 tarihinde TBMM’ye sunulmuş olan “Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı”nda çocuğa yönelik cinsel istismar suçuna ait cezaların ağırlaştırılması, bu suçların faillerine kimyasal kastrasyon uygulanması yönünde düzenlemeler gündeme getirilmiş, tasarı yoğun eleştirilere konu olunca yasalaşamamış, araya erken seçim gündeminin de girmesiyle süreç ertelenmişti.

Bozdağ’ın açıklamasından yeni dönemde kanun teklifi olarak Meclis önünde getirilecek yasanın bu şekliyle hızlıca yasalaştırılacağı anlaşılıyor. Çünkü istedikleri, sorunu temelinden çözmek değil, yaşananlara göre tepki yasaları çıkararak suç faillerine ağır cezaların verilmesini sağlamak… Faillere ağır cezaları verilmesi ve hatta faillerin hadım edilmesi, toplumun vicdanını belki rahatlatacaktır ama bu suçların yeniden işlenmesini engellemeyecektir.

Tasarının, cinsel suç faillerini hasta ilan ederek, faile zorla yapılacak kimyasal kastrasyon uygulamasını içermesi suçun toplumsal nedenlerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmektedir. Kaldı ki, kişinin vücuduna, rızası dışında tıbbi müdahale yapılması, bu amaçla kesinliği ve etkileri belli olmayan ilaç uygulamalarına sokulması da insan haklarının kanunla ihlali demektir.

Bozdağ’ın deyişiyle “insanlıktan nasibini almayan bu tür kişilerin toplum içerisinde toplum ve insanlar için daha fazla tehdit ve tehlike arz etmemesi” için önleyici tedbirleri artırmak yerine bu kişilerdeki, toplumdaki yozlaşmanın nedenlerini ortadan kaldırmak için mücadele etmek gerekmektedir.

Çünkü ağır cezalar çocuklarımızı korumaya yetmiyor. Çünkü çocukların ihtiyacı, onların üstün yararını koruyan yasalardır, her aşamada çocuklar için güven ortamının sağlanmasıdır. Mağdura dönük düzenlemeler öncelikli olması gerekirken, kanun koyucu sadece daha fazla cezayı kendine dert edinmektedir.

Çocuk istismarı gerçeğini siyasi emellerine dayanak haline getirmek isteyen AKP iktidarının sorunun kaynağını hasıraltı etmesine, hadım yasasını gündeme getirerek sorunun bireysel sapkınlığa indirgenmesine, idam tartışmalarını bu vesileyle açılmasına izin vermeyeceğiz.

Çocuk istismarı ile mücadele için öncelikli yapılacakları söylemiştik, söylemeye devam edeceğiz.

Çocuk istismarı haberlerinin eksik olmadığı tarikat ve cemaat yurtları , yatılı kuran kursları kapatılmalıdır. Yardıma muhtaç bütün çocuklar devlet koruması altına alınmalıdır.

Yayınladığı fetvalarla 9 yaşında çocuğun evlenebileceği algısı yaratan Diyanet İşleri Başkanlığı ve benzer vaazlar veren gerici kuruluşlar kapatılmalıdır.

Çocuk yaşta evliliklerin fiili olarak önünü açan ve müftülere nikah yetkisi veren yasa iptal edilmelidir.

Çocuk istismarı suçlarında iyi hal indirimlerine son verilmelidir, bu davalarda çocuğun rızası sorgusundan vazgeçilmelidir.

Lise çağında evliliklerin önünü açan düzenlemeler iptal edilmelidir.

12 yaş üzeri çocukların evlenebilecekleri algısı yaratan bütün yayınlar, açıklamalar ve uygulamalar yasaklanmalı, sorumlular yargılanmalıdır.

Anayasanın laiklik ilkesini ayaklar altına alanlar işgal ettikleri koltukları terk etmeli, çıkartılan çocuk ve kadın düşmanı yasalar derhal iptal edilmelidir!

03. 07. 2018

İLERİCİ KADINLAR DERNEĞİ