2018 Kadın Almanağı
2 Ocak 2019
İKD Genel Yönetim Kurulu’ndan Emekçi Kadınlar Kurultayına Çağrı
11 Ocak 2019
Tümü

KADEM’İN İSTEDİĞİ KADINI TESLİM ALMAKTIR!

Sümeyye Erdoğan Bayraktar KADEM’in Aksaray Temsilciliğinin açılışında yaptığı konuşmada kadınlara yabancıların gözlükleriyle bakmadıklarını belirterek, “Ne yazık ki günümüzde küresel bir fabrika tek bir tür kumaş dokurcasına herkesi tek tipleştiren bir kadın modeli oluşturmaya çalışıyor” demiş.

Kadınları baskı altına alan, yıllardır kadınların nasıl giyineceklerinden kaç çocuk yapacaklarına, hangi yöntemle doğuracaklarından nasıl güleceklerine kadar hayatlarını şekillendirmeye çalışanlar bahsi geçen fabrikanın en güzel örneğini teşkil etmektedir.

Sümeyye Erdoğan Bayraktar «bizim kendi referanslarımıza kendi değer kriterlerimize ihtiyacımız var” ifadesinin ne demek olduğunu ise yine kendi sözleriyle açıklamış: “Aile, adeta bir şehrin surları gibi toplumları muhafaza eder ve korur. Aile insani değerlere aşılandığımız bir ocaktır. KADEM olarak ailenin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden her türlü toplumsal hastalıkla mücadele ediyoruz. Ve şunu da biliyoruz ki kadına yapılan her destek aileye yapılan destek demektir.»

Buna göre kadın ancak ailenin içerisinde var olabilir, ancak aile içerisindeki işleviyle anlamlıdır! Sermaye düzeninin sürekliliği de aileyle ve aile içerisinde kadınla güvence altına alınır. Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın konuşması kadınların sokulmak istendiği cenderenin ve onları kuşatan gerici hegemonyanın açıkça ifadesinden başka bir şey değildir!

Toplumu teslim almanın biricik yolunun kadınları kuşatmak ve teslim almaktan geçtiğini bilen bu gerici zihniyet, niyetini saklamadan açıkça ilan ediyor. Onlara göre toplumsal yaşamda ve üretim sürecinde eşit olarak var olan kadın hastalıklıdır ve tehdittir! Bu yüzden kadın aile içerisine hapsedilmelidir ve ancak sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda «yardımcı kuvvet» olarak sömürü çarkları arasında ezilme özgürlüğüne sahip olabilir

Bu zihniyet için yoksulluk, yönetilen bir başlık olarak kalıcı hale getirilmekte, sosyal hizmet adı altında dağıtılan yardımlarla milyonlarca yoksul emekçi de özellikle kadınlar üzerinden sermaye düzenine tevekkülle bağlanmaya çalışılmaktadır.

İşte Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın değerleri bunlardır. Sözleri de kadınlara dayatılan bu kuşatmanın, sermaye düzeninin sürekliliğini sağlamak için gericiliğin nasıl vazgeçilmez bir araç olduğunun ifadesidir.

Sümeyye Erdoğan Bayraktar gibilerin bizleri sokmaya çalıştığı cendereyi reddediyoruz! Bizleri gerici tahakkümle tek tipleştirmeye çalışan, nasıl giyineceğimizden, kaç çocuğu nasıl doğuracağımıza, nasıl konuşacağımızdan, nasıl işlevlendirileceğimize kadar hayatlarımıza el koymaya çalışanlara «hayır!» diyoruz!

Kadınları sözümüz, haklarımız ve geleceğimiz için bu karanlık zihniyetle mücadeleye çağırıyoruz.

İLERİCİ KADINLAR DERNEĞİ

04.01.2019