Avukat Şükran Eroğlu; ‘Nafaka hakkının kaldırılmasıyla diğer hakların yok edilmesinin önü açılacak’

HAREMLİK SELAMLIK KAMPLARA HAYIR!
25 Temmuz 2019
İLERİCİ KADINLAR DERNEĞİ TEMMUZ 2019 KADIN RAPORU
6 Ağustos 2019
Tümü

Avukat Şükran Eroğlu; ‘Nafaka hakkının kaldırılmasıyla diğer hakların yok edilmesinin önü açılacak’

AKP iktidarı, kadın haklarına saldırmaya devam ediyor. AKP tarafından sözde mağduriyetlere dayandırılarak hazırlanan yeni yasa, süresiz nafaka hakkının kaldırılmasını öngörüyor. Süresiz nafaka hakkının kaldırılmasıyla, kadın “kutsal aileye” mahkum ediliyor. Nafaka tartışmaları ve AKP’nin nakafa hakkına saldırıları üzerine İstanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Şükran Eroğlu’nun görüşlerini aldık.

Medeni kanundaki 175. madde diyor ki; eşlerden biri boşanma sonucunda yoksulluğa düşecekse, nafaka talep edebilir. Yani, ‘kadın’ demiyor, erkek de boşanma sonucunda yoksulluğa düşecekse nafaka talep edebilir. Genellikle kadınlara nafaka verilmesi, kadınların ekonomik olarak güçsüz bırakılmasıyla ilgili, kadınlar ekonomik olarak güçsüz bırakılıyor.

Ayrıca yasa diyor ki nafaka, nafaka alacak kişinin daha kusurlu olmaması kaydıyla bağlanabilir. Dolayısıyla nafaka hakkı yoksulluğa düşen tarafın, diğerinden daha kusurlu olmaması şartıyla kadın veya erkek farketmeksizin verilebilir. Bunda kıyamet koparacak bir sebep bulunmuyor. Nafaka hakkının süreli ve süresiz olması hususu daha önce tartışıldı ve Anayasa Mahkemesi, sosyal devlet ilkesi gereği nafakanın süreli olmasını reddetti.

Medeni kanunun 176. maddesi de diyor ki; eğer kadının yoksulluğu ortadan kalkarsa veya işe girerse yada evlenmiş gibi birisyle birlikte yaşarsa nafakanın kaldırılması için yada tutarın indirilmesi için dava açılabilir. Ölüm ve yeniden evlilik vuku bulduğunda zaten nafaka ortadan kalkıyor. Sonuçta kanunda bu düzenlemeler var ve mevcut düzenlemeler yeterli. Zaten hakim, kişilerin ekonomik durumunu, çocukların velayet durumunu göz önüne alarak nafaka bağlanmasına karar veriyor. Mesela, çocukların velayeti babada ise genellikle verilmiyor.

Hakim nafaka bağlanmasına karar verse dahi birçok kadın bunu icraya koyamıyor. Kadınlar, boşandıkları eşlerinin kendilerine zarar vermesi korkusuyla nafakanın ödememesi halinde yaptırım uygulayamıyor. Baroda yaptığımız araştırma sonucu, en yüksek nafanın 500 TL olduğunu ve tahsil edilebilen nafaka oranının %10 olduğunu gördük.

AKP’nin nakafa hakkına saldırmasının altında yatan sebep ise ortaya attıkları “kutsal aile” söylemiyle ilintili. Aileyi hiçbir şey bölmesin istiyorlar. Ama kadınlar evliliklerinde ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Aile baskısı, ekonomik özgürlüğünün olmaması gibi sebepler göz önüne alınınca kadınların, boşanma kararı vermesi zaten çok zor. Tüm bu zorluklara karşın boşanma kararı alan kadına, ailenin içinde kal deniliyor. Bunu da “kutsal aile” safsatasına dayandırarak yapıyorlar. Oysa, ortada gerçekten sağlıklı bir aile varsa korunmalı.

Buradaki tek amaç kadını sosyal, kültürel ve toplumsal hayattan soyutlamak. AKP kadınlara, doğur, evinde otur ve şiddete ses çıkarma diyor. Nafaka hakkının kaldırılmasından sonra sıra, İstanbul Sözleşmesi’ne, 6284 sayılı kanuna ve çocukların tecavüzcüsüyle evlendirilmesine gelecek. Bunlar hiç süpriz değil. AKP’nin, boşanma komisyonunun raporuna baktığımız zaman tüm bunların geleceğini görüyoruz. Maddi olanı kaldırmak en kolaydır. Bu nedenle nafakayı kaldırarak başlıyorlar. Ancak, nafaka hakkının kaldırılması ile yalnızca diğer hakların yok edilmesinin önü açılacak.”