İKD’nin suç duyurusuna üç yıl sonra İçişleri Baknlığı’ndan yanıt: ENSAR’DAKİ ÇOCUK İSTİSMARINDA ÜÇ MÜDÜRE SORUŞTURMA İZNİ
14 Ekim 2019
NADİRA KADİROVA’NIN ÖLÜMÜ VE GÖÇMEN KADINLAR
16 Ekim 2019
Tümü

Sosyalizmin ayrıcalıklı bireyleri:Çocuklar

Sosyalizmin ayrıcalıklı bireyleri: Çocuklar

Sınıflı toplumların kadına biçtiği cinsiyetçi rollerin aksine sınıfsız sömürüsüz bir toplum modeli olan sosyalizmde çocuk bakımı da kamusal bir anlayışla ele alınmış, toplumun geleceğini temsil eden çocukların yetişmesi özel bir konu olarak değerlendirilmiştir. Yine sömürü ve kar hırsıyla hareket eden bugünkü düzenin aksine, kadınların üretim sürecinden kopmadan annelik hakkının da korunduğu bir dizi düzenleme yapılmıştır sosyalist ülkelerde.

1917 Ekim Devrimi sonrası kadınların toplumsal hayatta yer alması adına büyük adımlar atılmıştı. İnsanlık tarihinin en ileri adımı olan Sovyetler Birliği’nde çocukların bakımı ve eğitiminin toplumsallaştırılması hedefleniyordu. Kreş ve çocuk bakım hizmetleri kamusal bir hizmet olarak ücretsiz sağlanıyordu.

Çocuklar emzirme döneminde, annelerinin 3 saatte bir emzirebilecekleri mesafelerdeki kreşlere yerleştiriliyor, 5 yaşına kadar bu kreşlerde bakılıyorlardı. 5 yaşından sonra ise 7 yaşına kadar anaokullarına gidiyorlardı. Bu kreş ve anaokullarında bulunan çocukların evleri iki haftada bir düzenli olarak ziyaret ediliyordu. Çocukların, yalnızca kreşte geçirdiği zamanlar için değil, genel olarak izlenmesi ve korunması devletin sorumluluğundaydı. Çocuklar, bu bakımevlerine yerleştirilirken annenin talepleri, çalışma koşulları ve çocuğun sağlık durumu da dikkate alınıyordu.

Çocuk bakım hizmetleri yalnızca kreş ve anaokullarıyla sınırlı değildi. Okul tatillerinde yaz kampları, çocukların kültürel ve sportif faaliyetler gerçekleştirecekleri merkezler, çocuk kulüpleri gibi uygulamalar bulunmaktaydı.

Ekim Devrimi’nden 10 yıl sonra sürekli kreşlerin sayısı 824’e çıktı. Ayrıca kırsal kesimde çalışan kadınlar için sezonluk kreşler ve gezgin çocuk yuvaları faaliyete geçirildi. Sonraki 10 yıllık dönemde ise çocuk yuvası sayısı on kat arttı.

Sovyetler Birliği’nde yaklaşık yarım asır önce, bütün zorluklara rağmen devletin bir kamu hizmeti olarak sağladığı çocuk bakım ve kreş hizmetleri örneği gösteriyor ki, kreş ve çocuk bakım hizmetlerinin kamusal bir hizmet olarak sunulması ütopya değildir.

Bugün çocuk bakımı ve kreş hizmetlerinin ya ticari bir faaliyet olarak, ya da gerici kuruluşların militan devşirme aracı olarak icra edilmesi insanlığın içine girdiği karanlık dönemin göstergesidir. ”Geleceğimiz” denilerek allanıp pullanan çocuklarımızın hamasi söylemlerden ziyade toplumsal kurtuluşu hedefleyecek bir mücadele yolunun döşenmesine ihtiyacı var. Yeni bir toplum, sömürüsüz bir dünya için çok büyük bir birikime ve mirasa sahibiz. Bugün bize lütuf gibi gösterilen pek çok hizmet sosyalist ülkelerde birer hak olarak sunuldu. Bugün de hakkımız olanı istemeye, çocuklarımızın geleceği için mücadele etmeye devam edeceğiz.