2019 KADIN ALMANAĞI
8 Ocak 2020
İstanbul’a yeni rant kapısı: “Katar İstanbul”
17 Ocak 2020
Tümü

2020’yi Kazanmak İçin…

Bir yıl daha geride kalmış olsa da tüm yıllarımıza taşıyacağımız acılarımız ve umutlarımızla adım atıyoruz yeni bir yıla. Öldürülen kadınlarımızı, tacize tecavüze uğrayan çocuklarımızı unutmayacağız elbet. Onlar için, gelecekteki çocuklarımız için mücadelemize devam edeceğiz. Kadınlar her zaman toplumun öncüsü oldu. Bundan böyle de olmaya devam edecek. Eylemlerimizle, etkinliklerimizle, var gücümüzle karşı koyacağız bu kokuşmuş düzene. Mücadelemizi yükselteceğiz.

İşsizlik bu kadar artmışken, insanlar evlerinde ekmek bulamazken Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bizimle dalga geçer gibi asgari ücret için bu sene idare edin diyor. Türk-İş araştırmasının 2019 Aralık ayı sonucuna göre 4 kişilik bir ailenin yeterli beslenebilmesi için açlık sınırı 2162,70 TL olarak açıklandı. 2020 yılında açıklanan asgari ücret toplam 2324,70 TL .Öyle ki insanlar göz göre göre açlığa sürükleniyor. Bu rakamlarla bir ailenin geçinebilmesi mümkün değilken, sağlık, eğitim ve barınma gibi ihtiyaçlar ise lüks hanesine yazılıyor.

2019 yılı Türkiye’de gericiliğin, şiddetin ve kadın cinayetlerinin arttığı bir yıl oldu. Ekonomik kriz koşullarında yoksulluk ve işsizlik en çok kadınların canını yaktı.

Yoksulluğun ve ekonomik krizin artmasıyla birlikte daha çok sömürü daha çok şiddet ve cinayet haberleri aldık. Bunlarla beraber yoksulluk sadece kadın cinayetlerini arttırmakla kalmadı, ailelerin yok olmayı göze alıp, toplu aile intiharlarını da gündeme getirdi…

Çocuğunun gözleri önünde acımasızca öldürülen bir anneyi gördük. Ağustos ayında, 5 yıl önce boşandığı eşi tarafından öldürüldü Emine Bulut. Üstelik bu zamana kadar tehditlere maruz kalmıştı, buna rağmen hiçbir şekilde güvenliği sağlanamadı. Hal böyleyken gericiler İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmasını talep etmekten beis duymamaktadırlar. İstanbul Sözleşmesinin etkin şekilde uygulanması biz kadınlar için elbette pek çok kazanımın da önünü açacaktır.

Bu yüzden sözleşmenin iptal olmaması için ne gerekiyorsa yapacağız. Bir kişi değil binler, milyonlar olacağız ve bu düzene dur diyeceğiz.

Geride bıraktığımız yılın son ayında, Ordu’da Ceren Özdemir yolda yürürken tanımadığı bir katil tarafından öldürüldü. Katil cinayet hükümlüsü iken hapisten firar etmişti. Her şeyden önce bu hükümet katilleri hapiste tutamıyor. Katiller sokakta elini kolunu sallaya sallaya cinayet işleyebiliyor.

Bu düzen kadınlara daha fazlasını sunmamaktadır, gericilik, sömürü, şiddet ve kadın cinayetleri. Hep söylediğimiz gibi bu düzene mahkum değiliz, değiştirebiliriz.

Bu düzeni kutsayanlar, tarihin sonu naraları atanlar kaybetmiştir. İnsanlığın eşitlik ve özgürlük talebi bugün çok daha günceldir. 2020 yılında örgütlü mücadeleyi daha ileriye götüreceğimiz, büyüteceğimiz gericiliği, faşizmi, sömürüyü bitirecek daha büyük adımlar atacağımız bir sene olacak.

Yeni yıla girerken geride bıraktığımız yılda yaşadıklarımızı asla unutmayacağız. Bu yüzden 2020 yılında biz kadınlar kendi yolumuzu açıp ilerleyeceğiz. Kadınlara yeni bir cumhuriyet gerek. Bu yıl yeni bir cumhuriyet mücadelesini büyüteceğimiz bir yıl olsun. Şiddet görmeden, öldürülmeden, tacize tecavüze uğramadan, sokakta güvenli ve rahat bir şekilde dolaşabilmek, dilediğimiz kıyafeti giymek, söz hakkı tanınmak ve en önemlisi insan yerine konulmak istiyoruz.

Aydınlanmanın, eşitliğin ve özgürlüğün hüküm sürdüğü topraklarda yaşamak umuduyla..

(Kadınların Sesi 20. Sayı)