İLERİCİ KADINLAR DERNEĞİ (İKD) 2020 OCAK AYI RAPORU
12 Şubat 2020
Tümü

BAKİYE BERİA ONGER; ”BAĞIMSIZIM AMA TARAFSIZ DEĞİLİM”

Beria Onger 1921 yılında Çanakkalede doğdu. Ankara Hukuk Fakultesi’nden mezun olduktan sonra kadın sorunlarına dair yazıları yayınlandı. Genç yaşlarda sosyalist mücadele ile tanıştı ve TKP’ye üye oldu. 1965 Yılında Türkiye İleri Kadınlar Derneği’nin kuruluşunda yer aldı. Kadın mücadelesi hakkında ki çalışmalarını ”Atatürk Devrimi ve kadınlarımız” ve ”Kadınların Kurtuluşu” adlı iki kitapta topladı.

1970’li yıllarda yükselen işçi sınıfı hareketinde önemli yer tutan İlerici Kadınlar Derneği (İKD), 1975 yılında TKP’li kadınların öncülüğünde kuruldu. Türkiye’de kadın mücadelesi deyince akla gelen en önemli deneyim kuşkusuz İlerici Kadınlar Derneği’dir. Kısa sürede kitleselleşen İKD, kreş kampanyalarından, evlat acısına son mitinglerine, 20 yılda emeklilik kampanyalarından barış mücadelesine kadar pek çok başlıkta mücadele yürütmüş, ülke siyasetinde söz sahibi olmayı başarmıştır. İKD’nin kuruluşundan 1979 yılında sıkıyönetim tarafından kapatılıncaya kadar genel başkanlığını yapan Bakiye Beria Onger 15 Ekim 1979 tarihinde yapılan ara seçimlerde İstanbul bağımsız senatör adayı olarak seçimlere girdi.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra yurtdışına çıkmak zorunda kalan Onger siyasi baskılar nedeniyle uzun yıllar ülkesine dönemedi.

Kadının kurtuluşunun toplumsal kurtuluştan ayrı düşünülemeyeceğinin bilinciyle hareket eden Beria Onger siyasi duruşunu seçim çalışmaları sırasında şu ifadelerle ortaya koymuştur;

“Bu seçimlere bağımsız aday olarak katılıyorum. Bağımsızım. Ama tarafsız değilim.
Yolum işçi sınıfının devrimci yoludur. İşçi sınıfının örgütlü gücünün gösterdiği yoldur.
Türkiye’de ve Dünya’da sosyalizmin zaferi için savaşsız, sömürüsüz, sınıfsız bir dünya kurulması için savaşım veriyorum.” ” Eğer seçilirsem, savaşımımı parlamento içinde de yürüteceğim.
Parlamentoda işçi sınıfının, emekçilerin, halkımızın ve emekçi kadın hareketinin sesi, gözü, kulağı olmaya çalışacağım.”

Onger’in seçim çalışmaları özellikle İstanbul’un işçi semtlerinde yoğunlaştırıldı, binlerce insanın katıldığı mitingler örgütlendi. Onger’in seçim kampanyası “İşçi sınıfının partisi önder! Adayımız Bakiye Beria Onger” ve “İşçi Sınıfının Partisi’ne kulak ver! Adayımız Bakiye Beria Onger” sloganlarıyla yürütüldü.

Seçim kampanyası boyunca, Onger’in toplantılarına katılan emekçiler “Umudumuz İşçi Sınıfının Partisi, Bakiye Beria Onger Emekçinin Meclisteki Sesi” diyor, “Bağımsızım, ama asla tarafsız değilim” diyen Beria Onger ise, işçi sınıfının sesini, istemlerini ve programını dile getiriyordu.

Seçimlerde 22 bin oy alan Beria Onger mücadelenin ve kararlılığın sembolü oldu. Bu durumdan rahatsız olan dönemin gericisi Nazlı Ilıcak, o zamanlar Tercüman gazetesindeki yazısında seçim günü her oy sandığının başında Beria Onger için bir sandık görevlisi bulunduğunu dehşetle anlatıyordu. Bunu “komünizm tehlikesi” olarak değerlendiriyordu.

14 Şubat 2015 tarihinde son yolculuğuna uğurladığımız yoldaşımız, yol arkadaşımız Bakiye Beria Onger’in anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Genç yoldaşları Beria Onger’in izinden emekçi kadınların eşitlik kavgasını aynı kararlılıkla sürdürüyor. Vardık, varız, varolacağız…